Haz
16
Geriş Ve Abaş Tepeleri Hakkında Bilgiler
PDF Yazdır e-Posta

Geriş Tepesi; İlçenin güneyinde , 495 m yüksekliğindeki tepedir. İnebolu'da ki üç önemli kale kalıntısından birinin bulunduğu yerdir. Buradaki düzlüklerde hangi tarihte yapıldığı kesin bilinemeyen büyük bir manastır kalıntıları vardır. Manastırda sarnıçlar, sütun ve kitabeler mevcuttur. Sütun ve üzerindeki monogram Bizans özellikleri yansıtmaktadır. Çevresinde bir çok misafirhane ve dükkanların bulunduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Geriş Tepesinin Cumhuriyet Döneminden önce İnebolu'da oturan Rum halkı için özel bir yer olduğu, her yılın 15. Ağustos günü burada büyük bu panayır kurulduğu, şenlik ve ayinler düzenlendiği ve çevredeki diğer merkezlerde oturan Rumların bu toplantılara katıldığı bilinmektedir. Bir rivayete göre; Rumlar İnebolu'dan ayrılmadan önce

Manastırın bulunduğu Geriş Tepesine haç şeklini alacak şekilde ağaçlar diktikleri söylene gelir. Baharda ağaçların renkleriyle oluşan bu hac şeklinin görülmesi mümkündür.

Geriş Tepesine; trekking (doğa yürüyüşü sporu) yapabilecek; yeşilin her tonundan, mavinin sonsuzluğuna uzanan doğal güzellikleri görecek, temiz havayı, bol oksijeni içinize çekebileceksiniz. Binlerce farklı çiçeğin kokularını, kuş cıvıltılarını, en büyük ressamın tablosu gibi rengarenk ormanın enfes görüntüsünü bizzat yaşayacaksınız... Fotoğraf sanatçıları, ilginç görüntülere rastlayabilecekleri çekimler yapabileceklerdir. Geriş Tepesinin zirvesine çıktığınızda ise; yeşille mavinin kucaklaştığı, denizin gökyüzü ile bütünleştiği panoramik görüntüyü izlerken adeta bir şehir maketi ile karşılaştığınızı sanacaksınız.

abas-tepesi

inebolu daki üç önemli kale kalıntılarından biri; İlçenin ilk defa kurulduğu kale kaiuıtılarındaıı anlaşılan Boyran mahallesindedir. Bu kalenin eski adı ile Abraş ve şimdi ki adı ile Abas Tepeden başlayıp Kıztlkaraya kadar uzandığı görülmektedir. Avara Mahallesinin belli yerlerinde şehir harabelerinin mevcudiyetini kanıtlayan sütun başlıklı nakışlı kabartma figürlü mermer parçalarının bulunmasıdır. Boyran Mahallesindeki kale kalmtılarmııı da şehrin bu bölgede bulunduğunun en önemli kanıtıdır. Boyran kalesi iç ve dış kale olmak üzere iki kısımdır. Dış kale. doğu duvarı inebolu çayı üzerinden Abaş Tepeyi içine almak üzere Avara Mahallesine kadar uzanıyordu bunu Abaş Tepenin güney doğusundan ve Avara yolunun batısındaki mezarlıklarda bulunan sur artıklan da göstermektedir. Güney duvarının nereye kadar gittikten sonra kuzeye döndüğü ise bilinmemektedir. İç kalenin güney duvarı parçalanmış yer yer artıkları kalmıştır. Abaş Tepe bu kalenin akropolü mahiyetindedir.

Tarihte "Pafloganya'lı Aleksandros" olarak bıluıen meşhur kahin İnebolu'da doğmuş, yaşamış ve ölmüştür. Aleksandra burada Yunan

tanrısı Glycon- Asclepius kahinliğini kurmuştur. O dönemde Abaş Tepe İnebolu sitesinin akropolü yani sitenin en yüksek yerindeki tapınağı ve müstahkem mevkii olduğu için Aslecpius Tapınağıda burada inşa edilmiştir. Aleksandra işte bu tapınakta kurduğu yılan

kahinliği ile ününü bütün Ion şehirlerine ve Roma'ya yaymıştır. Değişik dönemlerde Boyranaltından Avara mahallesine çıkarken bahçe kenarları, ev temelleri ve çakıl duvar aralarında görülen, bulunan taşlarda ki yılan figürleri , insan vücuduna sarılmış veya insan başlı yılan figürlü kabartmalı taşların olması bu tapınağın Abaş Tepe de kurulu olmasının en önemli delilidir. Esasen Abaş Tepe adının Abaş kelimesinden geldiği anlaşılmaktadır. Abas, antik Yunan şehirlerinden Delphoi'daki tapmakta heykeli dikilmiş olan meşhur bir kahinin adıdır.

Abaş tepesinden; yeşil ile mavinin kucaklaştığı inebolu'nun muhteşem manzarasını izleyebilir, güneşin Karadenıze batışım ve kızıl akşamlara geçmeden önce sularda oluşturduğu ışıltıyı seyredebilir, bu eşsiz görüntüyü bir tablo gibi hafızalarınıza kazıyabilirsiniz*

 

Bu sayfanın görüntülenme sayısı: 6328